Yazı girişleri dahil herhangi bir konuda başlangıçlarda olabildiğince içten, doğal ve dürüst olunmasından yanayım o yüzden bu yazıda tıpkı diğerleri gibi genel kabule uygun ve mükemmel giriş cümlesiyle başlamıyor. Dümdüz anlatıyorum. Geçen cuma çok sevdiğim Nightwish grubunun Pink Floyd’un High Hopes şarkısına çok önceden cover yaptığını farkettim. Yazıya bu şarkı ilham oldu aslında. Yaş eşikleri astrolojik açıdan kişilerin hayatında önemli zamanlardır. İnsan olma deneyiminde zamanın mührünün konduğu ve ruhun dünya deneyiminin farkına vardığı belki de bu hayatta neyi neden yaşadığını, kendi hayatının anlamını farkettiği dönemlerdir. Tamamen kötü ya da tamamen iyi dönemler değildir zaten bu yüzden önemlidir. Yaşıyor olduğumuz gerçeğini anladığımız dönemler olduğu için bana biraz ilk yüzme deneyimi gibi geliyor komik, dehşet verici ama bir şekilde öğreniyorsun ve bi daha unutmuyorsun.

Şarkının söylendiği dönemler içerisinde solistlerin de tam olarak böyle bir dönemden geçtiğini farkedince tamam dedim bu konu hakkında yazmak lazım.

Şarkı zaten sözleriyle tek başına bana ilham oldu orası ayrı konu ama solistlerle ilgili de şöyle bir durum var. David Gilmour şarkıyı söylediğinde 48 yaşında ortalama yani Chiron döngüsüne tekabül ediyor. Marco Hietala ise, şarkıyı konserde söylediğinde 39 yaşında yani kendi doğum haritasındaki Uranüs’e transit Uranüs’ten karşıtlık aldığı bir dönemde. Nitekim biraz sezgisel birisiyseniz müzik tarzlarından bağımsız olarak David Gilmour’un şarkıyı söylerken yılları ve yaşananları daha sindirilmiş bir şekilde söylediğini farkedebilirsiniz. Bana biraz olanlar oldu ve değiştirilemeycek şeyler var, o zaman öğrenileceklerin öğrenilmesi ve bir şekilde diğerlerine aktarılması gerekiyor hissi veriyor. Bu da tam Chiron döngüsüyle ilgili bir şey.

Marco Hietala zaten hep şarkılarını tiyatral söyleyen birisi ancak sanki bu şarkıda ruhu, olduğu ve yaşadığı hayata tanık oluyor ve Marco’da sanki bu yüzleşmenin getirdiği bir duyguyu ifade ediyor. (Aslında tam karşılayan duyguyu ifade edecek kelimeyi bulamadım. Neyse.) Marco şarkıyı söylediğinde kendi Uranüs’üne transit Uranüs’ten karşıtlık alıyor dediğim gibi, Uranüs etkisi böyledir işte ruh, tanık olduğu hayat ve kişi yüzünden iyi veya kötü olmasından bağımsız şok içinde kalır. Her türlü beklenenden çok farklı bir şeyle karşılaşılır.

“Encumbered forever by desire and ambition

There’s a hunger still unsatisfied

Our weary eyes still stray to the horizon

Though down this road we’ve been so many times.”

29, 39, 49 yaş dönemlerini bölümler halinde kabaca yazıyorum. Elbette doğum haritaları parmak izi gibi olduğundan herkesin deneyimi çok farklı.

28-30 yaş döneminde kabaca Satürn döngümüzü yaşarız. Doğum haritamızdaki Satürn ile gökyüzündeki transit halindeki Satürn aynı burca denk gelir ve bu hayattaki gerçek sınavımıza tabi oluruz. Bu ilk döngüdür. Yetersizliklerimiz, hayat ve toplum tarafından engellendiğimizi düşündüğümüz konular, Hatta öteki insanlara göre ve yaşadığımız toplulukların standartlarına bakıldığında geç edindiğimiz, öğrendiğimiz şeyleri anlarız. Bu konularda artık bir takım işimize yaramayan davranış kalıplarını fark ederiz, bazı düşünce kalıplarının bizi nasıl davranışlara sevk ettiğini ve ortaya çıkan durumları da fark edebiliriz. Bu ilk döngü ikincisi, 58, 59, 60 yaş dönemlerinde. Üçüncüsü, 88-90 yaş dönemlerinde.

Ayrıca bu dönemde doğum haritamızdaki ay düğümleriyle transitteki ay düğümlerinin ters kavuşum yaptığı bir dönemi de geride bırakmaya başlarız. Bu dönemde insan, bu yaşa kadar izlediği yol ile ruhunun gelişmesi gereken yönü arasında bir değerlendirme yapar. Geçmişten getirdiği çeşitli ilişki kalıpları, davranış kalıpları, hayat hedefleri vb. gün yüzüne çıkar ve hayat yolunda ne istediğini, ne yöne gidebileceğini hayattaki potansiyellerini yeniden fark ederek bir takım seçimler yapar. Bu yüzden Ay Düğümleri yani Kuzey ve Güney Ay düğümlerimizi ne kadar detaylı öğrenip pratiğe dökebilirsek o kadar farkındalıklı seçimler yapabiliriz. Bu etkiler, 27 yaş dönemiyle başlıyor ortalama ve yine ortalama 30 yaşında Satürn döngüsüyle kapanıyor aslında. 29 yaş burada etkinin pik noktası oluyor.

Bu yazıyı yazdığım süreçte şuan Satürn Koç’lar Satürn döngüsünü yaşıyor. Size verebileceğim en iyi tavsiye “(kendime de aynı tavsiyeyi bu aralar sürekli söylüyorum.) Başladığınız işi bitirin arkadaşlar. Genelde Satürn koçlar başlama konusunda biraz atıl kalabiliyorlar. Ve sabırsızlar genel olarak. Sabırlı olun, başladığınız iş, ilişki, eğitim, kariyer konu neyse taşların hepsini yüklenerek değil, tek tek koyarak bir şeyleri inşa etmeye çalışın. Sonuç odaklı değil süreç odaklı olun. Özellikle 2025 Mayıs – Eylül arası başladığınız şeylerin şu aralar hangi seviyeye geldiğini görebilirseniz ne demek istediğimiz iyi anlarsınız. Zaten bu yaş aralığında olanların çoğu kuzey ay düğüm başak güney ay düğüm balık olduğu için emeklerinin karşılığını her türlü alacağından emin olarak eylemlerini gerçekleştirmesi gerekiyor bu da önemli bir dip not olsun size. (Daha detaylı merak ettikleriniz varsa bana email veya instagram üzerinden ulaşabilirsiniz zaten.)”

*** *** *** *** *** ***

39 yaş döneminde ise, 36 yaş dönemiyle başlayıp 40 yaşında biten ve 39 yaşında pik noktaya ulaşan etkiler şöyle:

36 yaş döneminde gökyüzündeki transit ay düğümleri kendi doğum haritamızdaki ay düğümleriyle aynı burca gelerek tam anlamıyla kendimizi bulabileceğimiz alanların ortaya çıktığı bir dönem. Yeteneklerimiz, bu yaşa kadar öğrendiklerimiz, ailemiz, ilişkilerimiz, kariyerimiz vb. Her konuda hem kadersel diyebileceğimiz etkilerin ortaya çıktığı bir dönem hem de gerçekten ne istiyoruz ? nerede, kimlerle ve ne yaparak var olmak istiyoruz bunlara artık karar verilen bir dönem. Bu kararları kötü deneyimler yaşayarak da verebilirsiniz iyi deneyimler yaşayarak da verebilirsiniz. Sadece işin sonucunda benim gözlemim doğum haritanızdaki Güneşinizin ve Yükseleninizi en iyi şekilde çalıştırabileceğiniz alanı bence bu dönem buluyorsunuz. Ay düğümleri açısından da artık güney ay düğüm burcunuzun getirdiği yetenekleri veya bir şekilde kaçış noktası olarak gördüğünüz davranışları, düşünce tiplerini artık kullanamadığınızı gözlemlediğiniz bir dönem olabilir. Bu etkiyi de genelde doğuştan getirdiğiniz iç güdüsel bir şekilde bildiğiniz ve yaptığınız şeylerin artık işe yaramaması gibi gözlemleyebilirsiniz.

Bu dönem bide doğum haritanızdaki Uranüs ile gökyüzündeki transit Uranüs karşıt burçlarda her almış oluyor. Dönem dönem zamana ayak uyduramadığınızı hissetme ve hala yapılacak çok şey var mı yoksa yapacağımı yaptım mı krizlerinin yaşandığı bir dönem. Bir yüzden benim gözlemim en radikal kararların alındığı dönem bu yaş dönemi oluyor. Ayrıca psişik gelişim açısından rüyaların, görülerin en fazla deneyimlediği dönem bu dönem aslında. Belki şu sorunun en çok sorulduğu dönem olabilir. “Kurduğum hayat ve şuan ki koşullarım gerçekten hep varmak istediğim yer miydi?” veya “Bu zamana kadar yaşadığım ilişkiler veya şuan yaşadığım ilişki ile gerçekten neyi çok iyi öğrendim? hala tekrarladığım hatalar neler?” Kariyer açısından genelde bu dönem çoğu kişi yöneticilik deneyimleri veya kendinden yaşça küçük kimselere kendi deneyimlerini aktarmaya başladığı dönem olduğu için çoğu insan başlarda bocalıyor. Ancak 40’dan sonra daha kendinden emin bir şekilde aktarmaya gönüllü olabiliyor bence.

Bu yazıyı yazdığım dönem bu yaş aralığındaki kişilerin doğum haritalarında Uranüs Yay burcunda ve çoğunun Satürn’ü de Yay. Transit Uranüs İkizler karşıt açı kurarken gerçekten bu zamana kadar inandığınız şeylerin ve o inandığınız şeyler üzerine inşa ettiğiniz hayatla ilgili başka alternatifleri görmek mümkün. Tavsiyem “geç kaldım” hissini bir kenara bırakarak “koşullarınıza göre” yaşayabileceğiniz yeni deneyimlere adım atın. Yeni şeyler öğrenmekle ilgili bi takım gündemleriniz olursa denemeye çalışın. Gördüğünüz rüyaları not alın. Özellikle merdiven, kapı veya bir alandan diğerine geçtiğiniz rüyalar varsa bunları benimle paylaşabilirsiniz birlikte yorumlarız.

Son olarak, eğer 27,28,29 yaş dönemiyle benzer gündemler karşınıza geldiyse, herkesin doğum haritası çok farklı olduğu için genel tavsiye vermek biraz zor ama kabaca şöyle bir tavsiye verebilirim. “Gerçekten kendiniz olduğunuz ve kendiniz olmanıza izin verilen, daha az yargılandığınız, “evinizde gibi huzurlu hissetiğiniz” daha çok desteklendiğiniz ilişkiler, kariyerler ve insanları seçmeye ve onlarla olan bağlarınızı muhavaza etmeye gayret gösterin.” (Daha detaylı merak ettikleriniz varsa bana email veya instagram üzerinden ulaşabilirsiniz zaten.)

Laf lafı açtı yazı uzun oldu buraya kadar okuyan varsa teşekkürler ❤ (Bu arada yazılarım okunması kolay mı ya? bana söylersiniz.)

Kahve sigara molası verdim devam ediyorum 49 yaş ile. (Sizin kısmın yazılarını büyük yaptım. Yine yakın gözlüklerinizi takın ihtiyaç olursa 🙂 )

İş yerim ve her yaştan arkadaşım olmasından dolayı etrafımda çok fazla 47,48,49, 50 yaşlarda konuştuğum insanlar var. Şuan doğum haritalarında Chiron döngülerini yaşıyorlar. Hayatları boyunca karşılaştıkları eksiklik, kırgınlık, bastırılmış tarafların yeniden görünür olduğu dönemi yaşıyorlar. “Neyi başardım?” “Neyi erteledim?” “Kendimden hangi parçaları geride bıraktım?” sorularına cevap aradıkları bir döneme giriş yaptılar. Şuan için bunlara verdiğiniz cevaplar “değersizlik hissi, kabul görme ihtiyacı, ait olamama duygusu, eski başarısızlıkların yara izi, ilişkilerde tekrar eden yaralar.” şeklinde olabilir elbette bu yüzden “hayatım boyunca zaten hep bu sorunla uğraştım” dediğiniz spesifik konular olabilir.

Bu dönem daha çok geçmişle hesaplaşmaların olduğu bir dönem olduğu için insanlarda bence hırsların daha görünür olduğu bir dönem. Bu yüzden etraflarındaki insanları da sanki yangından mal kaçırır gibi acele ettirebildikleri bir dönem oluyor bence. Çünkü öyle hissediyorsunuz yani. 49 yaş bu dönem pik yaptığı bir dönem 51 yaşa doğru azalıyor bu etki. Sağlık problemlerinin de keza yaş sebebiyle daha görünür ve aciliyet kazandığı bir dönem olduğu için ölüm korkusu da eşlik ediyor tabii ki bu döneme. 29, 39 yaş dönemlerinde özellikle önemsemediğiniz, yeterince ders alamadığınız sağlık, kariyer, iş, para vb. problemlerin biraz geri dönülemez gibi hissettiren tarafları olabiliyor. Ancak yaşıyor olduğumuz sürece her şey için her an yapılabilecek çok fazla şey var öncelikle bunu bilmek gerekiyor.

Üretme ve aktarma istediği ve bunu tamamen reddetme arasında gelgitli davranış ve düşünce kalıpları yine bu yaş döneminde gözlemlediğim bir şey. Bu süreci daha kaotik ve kaygıyla yaşayanlar genelde reddeden kısım oluyor bu arada. Ama daha önceki chiron yazılarımı okuduysanız eğer söz konusu chiron olduğunda gerçekten tecrübelerinizi başkalarına fayda sağlayacak hale getirebilmeniz en başta size yardımcı oluyor. Ve gelecek nesillere aktaracağınız her şey ölüm korkusunu hafifletecek en önemli ilaç oluyor. Chiron Boğa olduğunuz için özellikle denk gelen dönem manidar. Para, başarı, kaynak yönetimiyle ilgili pek çok tecrübenizi -ben dahil- pek çok sizden yaşça küçük kişilere aktarabilirsiniz. Bence zaten tam olarak buna zorlandığınız bir dönem yaşıyorsunuz. Mesela 1979-1980 li olanlar Kuzey ay düğüm başak güney ay düğüm balık oluyorlar. Sistem kurmak, düzen kurmak, üretmekle ilgili, çeşitli zanaatler ile ilgili öğrendiği ve deneyimlediği şeyleri aktarabilir ve zaten bu tecrübelere ihtiyaç duyulan ortamlara denk gelebilirler. Ya da 1975-1976 doğumlu olanlar çoğunlukla kuzey ay düğüm akrep ve güney ay düğüm boğa mesela. Daha çok parasal konular, risk yönetimi, kriz yönetimi, başka birinin somut ve soyut kaynaklarını nasıl yönetilip işe yarar hale getirileceğiyle ilgili çok fazla deneyime ve tecrübeye sahipsiniz. Ve bunları kullanmaya daha fazla zorlandığınız olaylar yaşıyor olabilirsiniz. İnsanlara bu konularda tecrübelerinizi aktarın olabildiğince.

Sevgiler

İlayda ❤