(Yazıya başlamadan önce eğer 1984 Nisan – 1988 Haziran arası doğduysanız ve “yazdığından hiçbir şey anlamadım ilayda” diyorsanız. Bana doğum haritanızdaki Chiron’u sorabilirsiniz. Ve bir önceki Chiron yazıma göz atabilirsiniz.)
(Yazıya giriş yapmadan önce 1984 Nisan-1988 Haziran arası doğduysanız ve “ben yazdığından hiçbir şey anlamadım” diyorsanız bana yazıp doğum haritanızdaki chiron’u sorabilirsiniz.
1984 dönemiyle başlayan Chiron İkizler dönemiyle ilgili aklıma gelen ilk şey Madonna’nın, Vatikan ile “papaz” olmasına neden olan “Like a Virgin” ve “Like a Prayer” şarkıları. 🙂

Bu dönem tabii ki pek çok sanatçı içinde kendi özgün sesini birilerine rağmen duyurduğu bir dönem aslında. 80’li yıllar özellikle Arabesk müziğin Türkiye’de ses getirdiği yıllar. Hatırlayanlar Müslüm Gürses’in, Ferdi Tayfur’un ne kadar fazla dinleyicisinin olduğunu ve ne kadar eleştiriye maruz kaldığını bilirler. Önemli nokta kendi tarzlarını müzik aracılığıyla ifade ederken aynı zamanda kendi duygularını paylaşan kişilerle ortak bir kanal aracılığıyla buluşabilmeleri. Çünkü 80’li yıllarla birlikte görüyoruz ki, müzik artık sadece kulaklara hitap eden bir sanat değil, MTV kültürü ve klipler ile birlikte belli ikonlar yaratan ve görselliğe de hitap ederek evrim geçiriyor. Tıpkı Spotify ile birlikte evrim geçirmesi gibi. Ve Astrolojik açıdan bu dönem tam da Chiron İkizler dönemine denk geliyor. Öte yandan bu dönem pek çok şey için şarkıların yazılıp besteleniyor olduğu zengin bir dönemdi aslında. Sadece müzik değil tabii ki pek çok sanat alanı içinde böyleydi.
Madonna önce Like a Virgin şarkısında kendisine has yorumuyla ardından Like a Prayer şarkısının klibinde yanan haçlar ile Vatikan’ın nefretini kazanıyor ve o dönem çok fazla muhafazakar tarafından da lince maruz kalıyor. Bugün tabii bu linç kavramı gündelik hayatın bir parçası oldu ve Twitter’da sadece birilerini rahatsız etseniz bile linç edilebiliyorsunuz ama 80’li yıllar için durum farklı. Müzik, MTV kültürü ve klipler aracılığıyla artık sadece kulaklara hitap eden bir şey değil gözlere de hitap eden bir şeymiş ve medya kanalları oldukça sınırlıymış. Dolayısıyla medya aracılığıyla aktarılmak istenen neyse bu çok kolay kontrol edilebiliyor. Üstelik şuan ki gibi kolay bir şekilde unutulmuyor. Neyse ki sadece Madonna değil, 1984 sonrası Chiron İkizler dönemi boyunca pek çok sanatçı linç ya da ağır eleştirilere rağmen kendi özgün sesini duyurabileceği müzik tarzlarını duyurmuş. Örneğin bunlardan birisi Türkiye’de Arabesk müzikmiş. (-mişli falan ifade edesim geldi ben yoktum o dönem siz daha iyi bilirsiniz 🙂 )
Madonna’dan Müslüm Baba’ya müthiş bir yazı girişi gerçekten. O zaman bu yazıyı yazmama neden olan tweetimi de sizlerle paylaşayım ve Chiron İkizler size ne yapıyormuş bu kadar onu konuşalım :

Chiron İkizler 1984 Nisan – 1988 Haziran arası dönemleri kapsıyor. Eğer doğum tarihiniz bu aralıkta ise doğum haritanızda Chiron’unuz İkizler burcundadır. Ve bu hayatta doğumunuzdan itibaren yaşadığınız öteki hissettirilme, yeterli hissetmeme, utandırılma/utanma gibi duyguların ve bir şekilde bir türlü kapanmayan yaranızın nerede olduğunu ve bunu nasıl çözebileceğinizin sembolik hali aslında Chiron İkizler.
İkizler sembolik açıdan; konuşmak, iletişim kurmak, öğrenmek, düşünmek, soru sormak, bağlantı kurmak, problem çözmek, kardeşler, ilkokuldan liseye kadar olan eğitim ve iki şeyin aynı anda yürütülmesi ve iki şeyden birine karar verilmesiyle ilgilidir. Doğal olarak sizlerin bu konularla ilgili tekrarlayan sarsıcı acıları bulunabileceğinden söz edebiliriz.
İkizler vücudumuzda, parmaklar, eller, omuzlar ve kollarla ilgili. Dilimiz yine İkizlerle ilgili. Dolasıyla Chiron İkizler neeslinin genel anlamda bu bölgeleriyle ilgili problemler yaşamış olması olası. 1984-1988 arası doğumluysanız eğer Satürn Yay ve/veya Uranüs Yay olduğunuzu varsayarsak spor sakatlanmaları, diz problemleri kas problemlerini en çok yaşayanlar ve hayat boyuda devam edebiliyor bu problemler.
Benim gözlemim genellikle Chiron İkizler dönemi doğan (1984 Nisan – 1988 Haziran) kişilerin bir şekilde soru sorulması engellenmiş, soru sorduğunda kırıcı tepkiler almış, utandırıcı tepkiler almış olmaları. Öte yandan sürekli üsluplarıyla ilgili uyarılar alıyorlar benim gözlemlediğim kadarıyla. Çünkü bu grubun çoğunun aynı zamanda Uranüs ya da Satürn’ü de Yay yani toplumdaki sorgulayıcı kişiler aslında. Dolayısıyla herhangi bir konudaki fikirleri kolaylıkla irrite edici, hadsizce, kibirlice bir üslup gibi gelmesi doğal. Zaten bu grup zaman içerisinde bu tarz tepkiler karşılaşarak kiminle nerede, nasıl, konuşacağını çok iyi bilen kişiler haline geliyorlar. Ama sizler için Chiron İkizler’in sembolize edebileceği ana sorunları listelersem şunlardan söz edebilirim:
1.) Yanlış anlaşılma korkusu.
2.) Çocuklukta sözlerinin ciddiye alınmaması veya küçümsenmemesi.
3.) Okulda, evde, iş yerinde, aile içinde “öyle konuşulmaz, böyle konuş, o öyle söylenmez.” vb yargılamalara maruz kalmak. Daha da ilerisinde söyledikleriyle ilgili alay konusu olma, zorbalığa maruz kalma gibi olaylar yaşanmış olabilir. Akran zorbalığına en fazla maruz kalan kesim bu arada hem 1984-1988 arası doğmuş hem de Mayıs-Eylül- Aralık ayında doğmuş olanlar olabilir gerçekten.
4.) Bir şeyleri iki seferde öğrenmek. Bir şeyler başına iki kez kez gelince ne olup bittiğinin farkına varabilmek veya bir şeyleri ikinci kez yapınca en iyi haline ulaştırabilmek.
5.) Duyguları kelimelere dökerken zorlanma. Reddedilme, aşağılanma, rezil olma korkuları vb. (Genellikle kişi abartması olur.)
6.) Bilgiye bağımlılık. Bu sebeple bilirsem güvende olurum yanılgısına düşmek ve içsel huzuru ancak yeteri kadar bilince sağlayabilmek.
Neler Yapabilirsiniz ?
Özellikle 1984-1988 arası Mayıs Haziran doğumlu ve 1984-1988 Ağustos sonu Eylül doğumlu kişiler, iş hayatlarında da sosyal hayatlarında da genellikle bir şeyler öğretebilen, mentorluk yapabilen ve bu konuda da aranan kişiler oluyorlar genellikle. Çünkü bu doğum tarihi aralığında olanlar zaten Başak ya da İkizler etkili oluyorlar bu tek başına iletişim becerileri ve öğretebilme, öğrenme yetilerinin daha iyi olması demek. Birde Chiron İkizler’in olarak ekstradan bir mentorluk, öğretebilme, genç insanlara kendi ifadelerini bulmaları konusunda yardımcı olmak gibi yetenekler anlamına geliyor.
Ayrıca benim gözlemim çoğunda pek önemsemedikleri el becerisi gerektiren teknik şeylerde yetenekleri olduğu yönünde. Gitar gibi enstrüman çalmak olabilir, bıçaklarla ilgili yetenekler, dikiş, tamirat işler, çizim yeteneği vb.
MSN ve Chat kültürüyle ilk tanışan nesil olarak elbette bu grubun kelimelerle arası oldukça iyi. Ancak hayatları boyunca düşüncelerinden, söylediklerinden, fikirlerinden o kadar şüphe etmek zorunda kalmış bir nesil ki başkalarının fikirlerini gereğinden fazla önemseyen insanlar çoğunlukla. Bunun sonucunda doğum haritasındaki diğer astrolojik konumlarla bağlantılı olarak “düşüncelerini ve hissettiklerini söylerlerse reddedileceklerini, utandırılacaklarını, sevilmeyeceklerini” düşünen insanlar olabilirler. Elbette bunları söylememe sebebim bu grubun çoğunluğunda Satürn ve/veya Uranüs’ün Yay olması kaynaklı. – Kenan Evren’in Cumhurbaşkanlığı yaptığı darbe döneminde doğan insanları olduğunu düşünürsek oldukça manidar zaten.
Bu grup için tavsiye edebileceğim en iyi şey aslında “Morning Pages” olarak bilinen pratik. Her sabah 3 sayfaya el yazısıyla düzeltme olmadan, düşünmeden aklınızdan geçenleri aktarmanız. Böylelikle kaygılı olan iç sesiniz ile gerçek sesiniz arasındaki duvarlar erimiş olacaktır. İç sesinizi duyabilir hale gelebilirsiniz böylelikle. Bu da tabii ki sezgilerinize daha kolay kulak verebilmeniz sağlar, muhakeme becerinizi arttırır. Sonuç olarak kararlarınızı kaygıyla değil sezgilerinizle yönlendirebilirsiniz. (Ben geçen sene bu dönemlerde yapıyordum. Yazıp yazıp kendime email atıyordum. Başlarda çok zor ve yazacak hiçbir şey yok gibi geliyor. Sonradan valla laf lafı açıyor açıkçası 🙂 Bide ben 3 sayfa sınırı koymadım 15 dk sınırı koymuştum.)
Tıpkı Madonna, Müslüm Baba ve diğer kendi sesini ve tarzını birilerine rağmen bulan diğer sanatçılar gibi kendi tarzını ve kanalınızı bulmak çok önemli elbette. Eğer spesifik bir sanatsal yeteneğiniz varsa bunu kendi vizyonunuz ile birleştirerek özgünlüğünüzü gösterebileceğiniz sahneler edinmeniz önemli olacaktır.
Fazla entelektüelize ettiğiniz duyguları farketmek ve bu konuda pratikler yapmak bu grubun yapabileceği diğer bir önemli konu açıkçası. Entelektüelize etmekten kastım şu duyguları belli bir düşünce zeminine, mantıklı gerekçelere oturtmaya çalışmak. Bunu yaparken de hissetmekten uzaklaşmak. Bazen bedeninizin bile size seslenişini duyamamak. Omuz ve boyun problemleri, parmak eklemlerinde problemler, ses kısılmaları vb
Bu çözümler elbette sorunu kökünden çözecek şeyler değil elbette. Zaten kökten çözmenin yolunu bulmanızı sağlayacak ve aynı zamanda yaşadığınız travmatik deneyimlerin size bıraktığı hasarı görmenizi sağlayacak çözümler sadece. Neyin neden kaynaklandığını gördüğünüzde zaten bu farkındalık şifa sürecini başlangıcı olacaktır. Ama öncelik tabii ki hasar tespiti.
Sevgiler,
İlayda ❤