(Yazıyı okumadan önce hiç astroloji bilmiyorsanız ve konu ilginizi çektiyse yazıyı okuduktan sonra bana Chiron’unuzu sorabilirsiniz. )

İnsanın doğumla birlikte dünyaya gelişi pek çok mitolojik metinde “cennetten kovuluşla” metaforik olarak ifade edilir. Bu nedenle aslında doğum başlı başına rahmin güvenli alanından sürgün edildiğimiz travmatik bir deneyimdir. Ve ilişkiler aracılığıyla bu travmayı onarmaya çalışarak tekrar bütün ve tamamlanmış hissettiğimiz o güvenli alanı yaratmaya çalışırız. Bu başlangıçta ebeveynler aracılığıyla öğrenilir. Ve bu süreçte bazı yönlerimiz reddedilebilir, bazı duygularımız desteklenirken bazıları başka tarafından bastırılabilir. Ve sevilmeye devam edebilmek için veya kendimizi güvende hissedebilmek için kişiliğimizin bazı parçalarının “anormal” olduğunu düşünebiliriz.

İşte Chiron tam olarak bize “öteki” hissettirilen parçalarımızın ne olabileceğini, bu konuda ne yapabileceğimiz konusunda sembolik bir anlam sunar.

Bu konunun paradoksal bir tarafı olduğunu da düşünüyorum. Çünkü “öteki” hissettiren en bariz duygu utandırılmaktır. Ki Chiron’un mitolojisini bilen bunun ne demek olduğunu çok iyi anlayacaktır.

Utandırılmak/utandırılmış olmak ilk olarak anne-babamızdan öğrendiğimiz, onların gözünden kendimizi gördüğümüz ve bu bakış açısını kendi bakış açımız sandığımız bir kısır döngüler silsilesi aslında. Kendimizde bir anormallik olduğuna o an o kadar çabuk ikna oluruz ki sonra yaşanacak her olay sanki bunu kanıtlar nitelikte gibidir. Tabii daha sonra bu “öğrenilmiş çaresizlik” hissine dönüşebiliyor. Ve davranışlarımızla kendi kendimizi sabote ettiğimizin pek farkına varamayabiliyoruz. Çünkü bu dünyaya geldiğimizde bize tanık olan ilk “öteki” nin (anne-babamız) bizim hakkımızda hissettikleri, düşündükleri bizi sevebilmeleri için çok önemliydi. Tam ve bütün hissedebilmek için tek ihtiyacımız olan bu “anormal” tarafımızı bir şekilde halletmemiz gerekiyor tek mesele bu (!)

*** *** *** *** *** *** ***

Doğum haritasında Güneş Chiron kavuşumu ve Ay Chiron karesi olan çok sevdiğim bir arkadaşım şöyle demişti bunu buraya eklemem lazım : “Hiçbir zaman tam olamadık anasını satayım. Hep suçluyuz, hep hatalıyız. Sürekli panik halinde kendimde sorun aramaktan yoruldumm.”

(Ben edebi cümleler kurmayı pek sevmiyorum. Yazdıklarımın özgün, samimi ve tamamen kendi fikirlerim olmasına öncelik veriyorum. Yazım hatalarını da çoğu zaman bilinçli düzeltmiyorum. Buraya kadar geldiyseniz teşekkür ederim 🙂 )

*** *** *** *** *** *** ***

Elbette Chiron’un doğum haritasındaki konumu sadece “Allah kahretsin” demek değil. Özünde doğum haritamızdaki Güneşimizin bize doğuştan getirdiği doğal yetenekleri kullanarak başkalarına şifa olabileceğimiz, destekleyebileceğimiz bu sayede kendimizdeki yara açan davranış kalıplarını, kendimizle ilgili bizi sabote eden olumsuz yargıları görebilmemizi sağlayan bir tarafı var. Böylelikle hem ruhumuzu daha bütün hissedebiliyor oluyoruz hem de utanmayla ilgili oluşan yapay düşünceleri eleyebiliyoruz. Öte yandan, doğum haritamızdaki Güneş ruhun bu dünyaya geliş amacını ve potansiyelini anlattığı için bunu da gerçekleştiriyor olmakla ilgili bir deneyime götürüyor bizi. Özetle, Chiron’un getirdiği problemler silsilesinde en büyük yardımcımız doğum haritamızdaki Güneşimiz.

*** *** *** *** *** *** ***

Doğum haritasında Chiron’un bulunduğu ev, burç ve açı yaptığı gezegenlerin sembolik olarak ifade ettiği alanlarda kabaca şunları hissedebiliyoruz:

1.) Kararlardan kaçınabiliriz. 2.) Koşullar ne olursa olsun olumsuz bakış açısından çıkamayabiliriz. 3.) Tamamen çabasızlık ya da aşırı telafi davranışları olabilir. 4.) Kontrol edemiyormuş ve çaresizlik hissedebiliriz. 5.) Motivasyonumuz çok az olabilir ya da bu konulara aşırı takıntılı olabilir. 6.) İstemeden kendimizi sabote edecek davranışlar sergiliyor olabiliriz. 7.) Abartılı utanç duygusu hissediyor olabiliriz. 8.) Toplumda bir şekilde ilişkide olduğumuz herkes bizdeki bu konuyu problem ediyor gibi gelebilir.

Chiron’un burçlardaki ve evlerdeki sorunlarını part 2 olarak diğer yazıda daha detaylı anlatmak istiyorum. (Hatta part 3-4 falan bile olabilir niyetim detaylı anlatmak en azından onu söyleyeyim.) Ve beklemek istemeyen bana sorabilir 🙂 Ama en azından doğum tarihinize göre Chiron’unuzun hangi burçta olduğunu bulup göz atabilirsiniz.

1984 Nisan- 1988 Haziran arası doğduysanız Chiron İkizler : “Neden ne kadar konuşsam da gerçekten anlaşıldığımı hissedemiyorum?”

1988 Temmuz – 1991 Ağustos arası doğduysanız Chiron Yengeç : “Neden hiçbir yerde gerçekten evde, ait bir yerde hissedemiyorum kendimi?”

1991 Eylül – 1993 Ekim arası doğduysanız Chiron Aslan : “Neden var olduğumu, görüldüğümü, değerli olduğumu bir türlü içselleştiremiyorum?”

1993 Ekim – 1995 Eylül arası doğduysanız Chiron Başak : “Neden ne kadar düzeltsem, ne kadar uğraşsam yeterince iyi olmadığımı düşünüyorum?”

1995 Ekim – 1997 Ocak arası doğduysanız Chiron Terazi : “Neden ilişkilerden bu kadar korkuyorum ve ilişkilerde kendim olamıyorum?”

Part 2’de görüşürüz.

Sevgiler…